Doğrudan anlamlara geç

TÜRKÇE KELİME ÇALIŞMASI

tutmak

HECELEMEtut-mak TÜREylem ANLAM47 duyu

Hızlı cevap

tutmak ne demek?

elde bulundurmak, ele almak

  • Eylem
  • tut-mak
  • 47 anlam duyusu

ANLAM + BAĞLAM

Anlamları örnekleriyle ayır.

Her numara farklı bir anlam duyusudur. Örnek ve kelime ilişkileri yalnızca bağlı olduğu duyuyla birlikte okunmalıdır.

  1. 01
    Eylem

    elde bulundurmak, ele almak

    Kullanım örneği
    “Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu.”

    Ö. Seyfettin

  2. 02
    Eylem

    ele geçirmek, yakalamak

    Kullanım örneği
    “Kaç buradan, seni şimdi gelip burda tutarlar;/Zincir vurup o karanlık zindanlara atarlar;/Kaç buradan kuş gibi!”

    Mehmet Emin YURDAKUL, Türk Sazı, 1979, 55, Atlas Kitabevi

  3. 03
    Eylem

    “avlamak” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz.”

    R. H. Karay

  4. 04
    Eylem

    yanında bulundurmak, alıkoymak

    Kullanım örneği
    “Siz gelinceye kadar çocuğu ben tutarım”

    !

  5. 05
    Eylem

    hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek

    Kullanım örneği
    “Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir.”

    S. F. Abasıyanık

  6. 06
    Eylem

    “kaplamak” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir.”

    T. Buğra

  7. 07
    Eylem

    kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olması, kalması.

    Kullanım örneği
    “Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları.”

    S. F. Abasıyanık

  8. 08
    Eylem

    denetimi ve yetkisi altına almak

  9. 09
    Eylem

    desteklemek, birinden yana çıkmak

  10. 10
    Eylem

    beğenmek, kabul etmek

    Kullanım örneği
    “Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır.”

    T. Buğra

  11. 11
    Eylem

    gereğini yapmak, yerine getirmek

    Kullanım örneği
    “Verdiği sözü tutmuş, vaktinde gelmişti.”
  12. 12
    Eylem

    uygun gelmek, çelişmez olmak

    Kullanım örneği
    “Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu.”

    R. N. Güntekin

  13. 13
    Eylem

    kapatmak, sarmak

  14. 14
    Eylem

    hizmetine almak veya kiralamak

    Kullanım örneği
    “Burada bir kat tuttum. Yazı geçireceğim.”

    P. Safa

  15. 15
    Eylem

    bir işe herhangi bir anlayışla girişmek

    Kullanım örneği
    “Yapıyı geniş tuttu.”
  16. 16
    Eylem

    beddua, dua, ah v.s. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak

    Kullanım örneği
    “Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak.”

    M. Ş. Esendal

  17. 17
    Eylem

    ulaşmak, varmak

    Kullanım örneği
    “«Yazı tutarız bunlarla» dedi babam, «ondan öte karpuz kabuğu ile de besleriz.»”

    Fahri ERDİNÇ, Acı Lokma, 2006, 75, Yordam Kitap

  18. 18
    Eylem

    para toplamı ...-e varmak, değeri olmak

    Kullanım örneği
    “Aldığım şeyler bin lira tuttu.”
  19. 19
    Eylem

    “uğramak” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Vapur İzmir'i tutmayacakmış.”
  20. 20
    Eylem

    herhangi bir durumda bulundurmak.

    Kullanım örneği
    “Çoraplarına baktım, beyaz giymeye meraklı olduğu kadar onları beyaz tutmamaya da meraklıydı.”

    Batuhan AŞIKTOPRAK, Kurdun Postu, 2019, 53, Varlık Yayınları

  21. 21
    Eylem

    varsaymak, farz etmek

    Kullanım örneği
    “Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti.”

    M. Ş. Esendal

  22. 22
    Eylem

    hedef olarak almak

    Kullanım örneği
    “Taşa tutmak.”
  23. 23
    Eylem

    alacağa veya vereceğe saymak

    Kullanım örneği
    “On bin lirayı borcunuza tuttum.”
  24. 24
    Eylem

    yaklaştırmak

    Kullanım örneği
    “Biraz toz olsa mendilini burnuna tutar.”

    A. Ş. Hisar

  25. 25
    Eylem

    “kullanmak” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Yaşmak tutmak. Ustura tutmak.”
  26. 26
    Eylem

    “bağlamak” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.”

    B. S. Erdoğan

  27. 27
    Eylem

    beklenen sonucu vermek

    Kullanım örneği
    “Toprağa atılan her tohum bir ümittir. Tohum ya tutar ya tutmaz. Ya yeşerir ya yeşermez.”

    Ş. Rado

  28. 28
    Eylem

    iş görebilmek

    Kullanım örneği
    “Eli ayağı tutsun, açlıktan ölmesin, yeterdi ona.”

    T. Buğra

  29. 29
    Eylem

    sürmek, zaman almak

  30. 30
    Eylem

    yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak

    Kullanım örneği
    “Boya tutmadı. Çivi iyi tuttu.”
  31. 31
    Eylem

    bir şeyi kullanması için uzatmak

    Kullanım örneği
    “Kucaklaşma sahanlıkta başlar ve ayakkabılarını çıkarıp karısının tuttuğu terliklerini giyene kadar Serdar'ın kolları boynunda kalır.”

    T. Buğra

  32. 32
    Eylem

    “sunmak” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Konuklara şeker tutmak.”
  33. 33
    Eylem

    işgal etmek

  34. 34
    Eylem

    “izlemek” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Tepeden inince Değirmendere'ye hâkim bir iz tutacaksınız.”

    R. H. Karay

  35. 35
    Eylem

    bırakmamak

    Kullanım örneği
    “Baba sesini çıkarmadı hatta öksürüğünü bile galiba tuttu.”

    P. Safa

  36. 36
    Eylem

    sarmak, bürümek

    Kullanım örneği
    “Hey başları duman tutmuş dağlar, hey”

    ! - Halk türküsü

  37. 37
    Eylem

    asılmak, kuvvetlice sarılmak

    Kullanım örneği
    “Üç kişi tutarlarmış da onu pencerenin önünden çekemezlermiş.”

    P. Safa

  38. 38
    Eylem

    bir kişinin yerini almak

    Kullanım örneği
    “Bak azizim, dedim, ben senin yerini tutamam.”

    Y. K. Karaosmanoğlu

  39. 39
    Eylem illness

    Yolcunun, otobüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçlarında iken aracın salınımı sebebiyle mide bulantısı başta olmak üzere bazı hassasiyetler göstermesi.

    Kullanım örneği
    “Çünkü yolcuların yarısından çoğunu araba tutardı ve kusmamak için hepsi de ilaç gibi nane şekerine sarılırdı.”

    Altay MARTI, Pembe Beyaz Vedat, Öküz, 10, 1996, 15

  40. 40
    Eylem

    herhangi bir durumda kalmasını sağlamak

    Kullanım örneği
    “Kapıyı açık tutmayın.”
  41. 41
    Eylem

    bir yerde kalmasını sağlamak

  42. 42
    Eylem

    bir sanat eseri geniş ilgi görmek

    Kullanım örneği
    “Eğer piyes tutar da alkışlanırsa bir yazara yakışacak bir kıyafet giymeliydim.”

    C. Uçuk

  43. 43
    Eylem

    biriktirmek, tasarruf etmek

    Kullanım örneği
    “Sen metelik tutuyorsun gibi geliyor bana. Ay başına kadar bana ödünç versene.”

    M. Ş. Esendal

  44. 44
    Eylem

    askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj

  45. 45
    Eylem

    “başlamak” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Kadınların başında gördüğünüz bürümcükten, iç çamaşırlarından tutunuz da entarilik kaba pamuklulara kadar hepsi Osmanlı malı idi.”

    F. R. Atay

  46. 46
    Eylem

    bir şey düşünmek

    Kullanım örneği
    “Herkes aklından bir sayı tutsun.”
  47. 47
    Eylem sports

    takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak

DOĞRU YAZIM

Heceleme ve kayıtlı biçimler

Biçimler sözlükte kayıtlı olduğu ölçüde gösterilir; sayfa otomatik ek tahmini üretmez.

Heceletut · mak2 hece
pluraltutmuşlar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluraltutmuşmuşlar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluraltutmuştular

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluraltuttular

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluraltuttuydular

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluraltuttuysalar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

derivedtutabilmek
derivedtutulmak
derivedtutturmak

KELİME BAĞLARI

Deyim, kalıp, birleşik söz ve türevler

Kelimeyi tek başına değil, doğal olarak birlikte kullanıldığı yapılarla öğren.

Türemiş sözler

Deyimler ve kalıplar

DİLLER ARASI BAĞ

Temel çeviri karşılıkları

Çeviri tek başına bütün anlamları karşılamayabilir; varsa kullanım notunu birlikte oku.

EN
İngilizce

hold

DE
Almanca

einsperren

DE
Almanca

fangen

DE
Almanca

festhalten

DE
Almanca

festnehmen

DE
Almanca

halten

DE
Almanca

liegen

DE
Almanca

liegenbleiben

DE
Almanca

schnappen

FR
Fransızca

prendre

ŞİMDİ SEN KULLAN

Kelimeyi üç adımda pekiştir.

Pasif okumayı bırakıp anlamı kendi cümlende kullan.

  1. 01
    Kendi sözlerinle açıkla

    “tutmak” kelimesinin ilk anlamını tanımı kopyalamadan bir cümlede anlat.

  2. 02
    Bağlam kur

    Kelimeyi biri günlük, biri ders bağlamında olmak üzere iki ayrı cümlede kullan.

  3. 03
    Kontrol et

    Cümlendeki anlam ile yukarıdaki numaralı anlamlardan hangisinin eşleştiğini belirle.

KISA SORULAR

tutmak hakkında sık sorulanlar

Yanıtlar yalnızca bu sayfadaki doğrulanmış anlam, biçim ve ilişki kayıtlarından üretilir.

tutmak ne demek?

elde bulundurmak, ele almak

tutmak nasıl hecelenir?

tutmak kelimesi “tut-mak” biçiminde hecelenir.

tutmak kelimesinin kayıtlı biçimleri nelerdir?

Bu kayıtta tutmuşlar, tutmuşmuşlar, tutmuştular, tuttular, tuttuydular biçimleri yer alır. Biçim notları “Yazım ve çekim” bölümünde gösterilir.

EDİTORYAL ŞEFFAFLIK

Kaynak, lisans ve değişiklik izi

Tanım verisi ile Eğitir’in özgün örnek ve öğretim notları ayrı hak kayıtlarıyla yönetilir.

CC BY-SA değişiklik bildirimi: Kaynak veri bu sayfaya uyarlanırken alanlara ayrılmış, biçimlendirilmiş ve Eğitir’in özgün eğitim katmanından ayrı sunulmuştur. Kaynak, sürüm ve lisans bağlantısı aşağıdaki kayıtta görünür.