ANLAM + BAĞLAM
Anlamları örnekleriyle ayır.
Her numara farklı bir anlam duyusudur. Örnek ve kelime ilişkileri yalnızca bağlı olduğu duyuyla birlikte okunmalıdır.
-
01Eylem
elde bulundurmak, ele almak
Kullanım örneği “Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu.”
Ö. Seyfettin
-
02Eylem
ele geçirmek, yakalamak
Kullanım örneği “Kaç buradan, seni şimdi gelip burda tutarlar;/Zincir vurup o karanlık zindanlara atarlar;/Kaç buradan kuş gibi!”
Mehmet Emin YURDAKUL, Türk Sazı, 1979, 55, Atlas Kitabevi
-
03Eylem
“avlamak” anlamında.
Kullanım örneği “Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz.”
R. H. Karay
-
04Eylem
yanında bulundurmak, alıkoymak
Kullanım örneği “Siz gelinceye kadar çocuğu ben tutarım”
!
-
05Eylem
hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
Kullanım örneği “Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir.”
S. F. Abasıyanık
-
06Eylem
“kaplamak” anlamında.
Kullanım örneği “Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir.”
T. Buğra
-
07Eylem
kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olması, kalması.
Kullanım örneği “Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları.”
S. F. Abasıyanık
-
08Eylem
denetimi ve yetkisi altına almak
-
09Eylem
desteklemek, birinden yana çıkmak
-
10Eylem
beğenmek, kabul etmek
Kullanım örneği “Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır.”
T. Buğra
-
11Eylem
gereğini yapmak, yerine getirmek
Kullanım örneği “Verdiği sözü tutmuş, vaktinde gelmişti.”
-
12Eylem
uygun gelmek, çelişmez olmak
Kullanım örneği “Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu.”
R. N. Güntekin
-
13Eylem
kapatmak, sarmak
-
14Eylem
hizmetine almak veya kiralamak
Kullanım örneği “Burada bir kat tuttum. Yazı geçireceğim.”
P. Safa
-
15Eylem
bir işe herhangi bir anlayışla girişmek
Kullanım örneği “Yapıyı geniş tuttu.”
-
16Eylem
beddua, dua, ah v.s. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak
Kullanım örneği “Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak.”
M. Ş. Esendal
-
17Eylem
ulaşmak, varmak
Kullanım örneği “«Yazı tutarız bunlarla» dedi babam, «ondan öte karpuz kabuğu ile de besleriz.»”
Fahri ERDİNÇ, Acı Lokma, 2006, 75, Yordam Kitap
-
18Eylem
para toplamı ...-e varmak, değeri olmak
Kullanım örneği “Aldığım şeyler bin lira tuttu.”
-
19Eylem
“uğramak” anlamında.
Kullanım örneği “Vapur İzmir'i tutmayacakmış.”
-
20Eylem
herhangi bir durumda bulundurmak.
Kullanım örneği “Çoraplarına baktım, beyaz giymeye meraklı olduğu kadar onları beyaz tutmamaya da meraklıydı.”
Batuhan AŞIKTOPRAK, Kurdun Postu, 2019, 53, Varlık Yayınları
-
21Eylem
varsaymak, farz etmek
Kullanım örneği “Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti.”
M. Ş. Esendal
-
22Eylem
hedef olarak almak
Kullanım örneği “Taşa tutmak.”
-
23Eylem
alacağa veya vereceğe saymak
Kullanım örneği “On bin lirayı borcunuza tuttum.”
-
24Eylem
yaklaştırmak
Kullanım örneği “Biraz toz olsa mendilini burnuna tutar.”
A. Ş. Hisar
-
25Eylem
“kullanmak” anlamında.
Kullanım örneği “Yaşmak tutmak. Ustura tutmak.”
-
26Eylem
“bağlamak” anlamında.
Kullanım örneği “Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.”
B. S. Erdoğan
-
27Eylem
beklenen sonucu vermek
Kullanım örneği “Toprağa atılan her tohum bir ümittir. Tohum ya tutar ya tutmaz. Ya yeşerir ya yeşermez.”
Ş. Rado
-
28Eylem
iş görebilmek
Kullanım örneği “Eli ayağı tutsun, açlıktan ölmesin, yeterdi ona.”
T. Buğra
-
29Eylem
sürmek, zaman almak
-
30Eylem
yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak
Kullanım örneği “Boya tutmadı. Çivi iyi tuttu.”
-
31Eylem
bir şeyi kullanması için uzatmak
Kullanım örneği “Kucaklaşma sahanlıkta başlar ve ayakkabılarını çıkarıp karısının tuttuğu terliklerini giyene kadar Serdar'ın kolları boynunda kalır.”
T. Buğra
-
32Eylem
“sunmak” anlamında.
Kullanım örneği “Konuklara şeker tutmak.”
-
33Eylem
işgal etmek
-
34Eylem
“izlemek” anlamında.
Kullanım örneği “Tepeden inince Değirmendere'ye hâkim bir iz tutacaksınız.”
R. H. Karay
-
35Eylem
bırakmamak
Kullanım örneği “Baba sesini çıkarmadı hatta öksürüğünü bile galiba tuttu.”
P. Safa
-
36Eylem
sarmak, bürümek
Kullanım örneği “Hey başları duman tutmuş dağlar, hey”
! - Halk türküsü
-
37Eylem
asılmak, kuvvetlice sarılmak
Kullanım örneği “Üç kişi tutarlarmış da onu pencerenin önünden çekemezlermiş.”
P. Safa
-
38Eylem
bir kişinin yerini almak
Kullanım örneği “Bak azizim, dedim, ben senin yerini tutamam.”
Y. K. Karaosmanoğlu
-
39Eylem illness
Yolcunun, otobüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçlarında iken aracın salınımı sebebiyle mide bulantısı başta olmak üzere bazı hassasiyetler göstermesi.
Kullanım örneği “Çünkü yolcuların yarısından çoğunu araba tutardı ve kusmamak için hepsi de ilaç gibi nane şekerine sarılırdı.”
Altay MARTI, Pembe Beyaz Vedat, Öküz, 10, 1996, 15
-
40Eylem
herhangi bir durumda kalmasını sağlamak
Kullanım örneği “Kapıyı açık tutmayın.”
-
41Eylem
bir yerde kalmasını sağlamak
-
42Eylem
bir sanat eseri geniş ilgi görmek
Kullanım örneği “Eğer piyes tutar da alkışlanırsa bir yazara yakışacak bir kıyafet giymeliydim.”
C. Uçuk
-
43Eylem
biriktirmek, tasarruf etmek
Kullanım örneği “Sen metelik tutuyorsun gibi geliyor bana. Ay başına kadar bana ödünç versene.”
M. Ş. Esendal
-
44Eylem
askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj
-
45Eylem
“başlamak” anlamında.
Kullanım örneği “Kadınların başında gördüğünüz bürümcükten, iç çamaşırlarından tutunuz da entarilik kaba pamuklulara kadar hepsi Osmanlı malı idi.”
F. R. Atay
-
46Eylem
bir şey düşünmek
Kullanım örneği “Herkes aklından bir sayı tutsun.”
-
47Eylem sports
takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak
DOĞRU YAZIM
Heceleme ve kayıtlı biçimler
Biçimler sözlükte kayıtlı olduğu ölçüde gösterilir; sayfa otomatik ek tahmini üretmez.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
KELİME BAĞLARI
Deyim, kalıp, birleşik söz ve türevler
Kelimeyi tek başına değil, doğal olarak birlikte kullanıldığı yapılarla öğren.
Türemiş sözler
Deyimler ve kalıplar
- ağzıyla kuş tutmak
- cin tutmak
- eli ekmek tutmak
- göz önünde tutmak
- gözden ırak tutmak
- ışık tutmak
- mekân tutmak
- uzak tutmak
DİLLER ARASI BAĞ
Temel çeviri karşılıkları
Çeviri tek başına bütün anlamları karşılamayabilir; varsa kullanım notunu birlikte oku.
hold
einsperren
fangen
festhalten
festnehmen
halten
liegen
liegenbleiben
schnappen
prendre
ŞİMDİ SEN KULLAN
Kelimeyi üç adımda pekiştir.
Pasif okumayı bırakıp anlamı kendi cümlende kullan.
- 01Kendi sözlerinle açıkla
“tutmak” kelimesinin ilk anlamını tanımı kopyalamadan bir cümlede anlat.
- 02Bağlam kur
Kelimeyi biri günlük, biri ders bağlamında olmak üzere iki ayrı cümlede kullan.
- 03Kontrol et
Cümlendeki anlam ile yukarıdaki numaralı anlamlardan hangisinin eşleştiğini belirle.
KISA SORULAR
tutmak hakkında sık sorulanlar
Yanıtlar yalnızca bu sayfadaki doğrulanmış anlam, biçim ve ilişki kayıtlarından üretilir.
tutmak ne demek?
elde bulundurmak, ele almak
tutmak nasıl hecelenir?
tutmak kelimesi “tut-mak” biçiminde hecelenir.
tutmak kelimesinin kayıtlı biçimleri nelerdir?
Bu kayıtta tutmuşlar, tutmuşmuşlar, tutmuştular, tuttular, tuttuydular biçimleri yer alır. Biçim notları “Yazım ve çekim” bölümünde gösterilir.
EDİTORYAL ŞEFFAFLIK
Kaynak, lisans ve değişiklik izi
Tanım verisi ile Eğitir’in özgün örnek ve öğretim notları ayrı hak kayıtlarıyla yönetilir.
CC BY-SA değişiklik bildirimi: Kaynak veri bu sayfaya uyarlanırken alanlara ayrılmış, biçimlendirilmiş ve Eğitir’in özgün eğitim katmanından ayrı sunulmuştur. Kaynak, sürüm ve lisans bağlantısı aşağıdaki kayıtta görünür.
Türkçe Vikisözlük katılımcıları — Kaikki.org/Wiktextract ile yapılandırıldı; Eğitir alan eşleme ve filtre değişiklikleri uyguladı — CC BY-SA 4.0
- Revizyon
- trwiktionary-20260804-wiktextract-20260828