Doğrudan anlamlara geç

TÜRKÇE KELİME ÇALIŞMASI

çıkmak

HECELEMEçık-mak TÜREylem KÖKEN KAYDIMevcut ANLAM55 duyu

Hızlı cevap

çıkmak ne demek?

İçeriden dışarıya varmak, gitmek.

  • Eylem
  • çık-mak
  • 55 anlam duyusu

ANLAM + BAĞLAM

Anlamları örnekleriyle ayır.

Her numara farklı bir anlam duyusudur. Örnek ve kelime ilişkileri yalnızca bağlı olduğu duyuyla birlikte okunmalıdır.

  1. 01
    Eylem

    İçeriden dışarıya varmak, gitmek.

    Kullanım örneği
    “Mümtaz, ağabey dediği amcasının oğlu İhsan'ın hastalandığından beri doğru dürüst sokağa çıkmamıştı.”

    Ahmet Hamdi TANPINAR, Huzur, 2022, 11, Dergâh Yayınları

  2. 02
    Eylem

    Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek.

    Kullanım örneği
    “O sene kış ne kadar fazla olmuşsa balık da o nisbette az çıkmıştı.”

    Sait Faik Abasıyanık, Stelyanos Hrisopulos Gemisi, Varlık, 61, 1936

  3. 03
    Eylem

    Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak.

    Kullanım örneği
    “Hoşça kal Zehra'cık, öğretmen çıkarsam, sen bir polise gittiğine pişman olmaz mısın?”

    Fahri ERDİNÇ, Acı Lokma, 2006, 130, Yordam Kitap

  4. 04
    Eylem

    Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek

    Kullanım örneği
    “Üçümüz hafta sonları eve çıkınca o yalnız kalırdı.”

    Mehmet EROĞLU, Yarım Kalan Yürüyüş, 2020, 63, İletişim Yayınları

  5. 05
    Eylem

    Süresi dolduğunda ayrılmak:

  6. 06
    Eylem

    Yapılmak, yürümek:

  7. 07
    Eylem

    Yetişecek ölçüde olmak.

    Kullanım örneği
    “Benim yokluğumdan dünyaya/Bir elbise çıkar sanmıştım.”

    Didem MADAK, Ah'lar Ağacı, 2015, 16

  8. 08
    Eylem

    Bir şeyden bir şey eksilmek.

  9. 09
    Eylem

    Meydana gelmek.

    Kullanım örneği
    “Aldırmadan lafına devam etti. Hastaydı garip, hastalığı da ancak okulda çıkmıştı.”

    Burak ÇAKIR, Kulak Misafiri, Notos Öykü, 105, 2025, 125

  10. 10
    Eylem

    Sıyrılmak, ayrılmak.

    Kullanım örneği
    “Parkın merdivenini inerken, çıplak ayağına giydiği eski mest lastiğinin teki, fırladı, ayağından çıktı.”

    Samim Kocagöz

  11. 11
    Eylem

    Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak.

    Kullanım örneği
    “Osman Seden beni komedi filminde deneyip büyük bir başarı kazanınca bundan hepimiz kârlı çıktık.”

    Öztürk Serengil

  12. 12
    Eylem

    Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek.

    Kullanım örneği
    “Kılmadığın bütün cuma namazları geliyor aklına ve üç kere gitmezsen dinden çıkarsın dedikleri için altıdan sonra saymadıkların, tekmili birden.”

    Özgür ÇIRAK, Biz de Yarın Güleriz, 2024, 61, İletişim Yayınları

  13. 13
    Eylem

    Bir şeyin yukarısına doğru yürümek.

    Kullanım örneği
    “Şehir çukurda olduğu için toplu bir görünüşü yoktur. Onu görebilmek için Yeldeğirmeni tepesine çıkmak lazım.”

    Ekmel İZDEM, Dünkü - Bugünkü Akhisar, 1944, 73, Ülkü Basımevi

  14. 14
    Eylem

    Bir inceleme, bir araştırma sonucu bir şey bulmak.

    Kullanım örneği
    “Orada Sabahattin Eyuboğlu diye bir isme rastladım. Bedri Rahmi Eyuboğlu o yıllarda da yeterince ünlüydü. Demek ki Sabahattin Bey herhalde onun akrabası filan diye düşündüm, araştırdım kim diye. Bedri Rahmi'nin abisi çıktı.”

    Cevat Çapan, Sabahattin Eyuboğlu, Sözcükler, 118, 2025, 22

  15. 15
    Eylem

    Yetkili birinin makamına iş için gitmek:

    Kullanım örneği
    “Hazırladığı raporları yırtmış ve Ali Rıza Paşa’nın makamına çıkarak duyduklarını şifahen nakletmişti.”

    Ayşe Kulin

  16. 16
    Eylem

    Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak.

    Kullanım örneği
    “Kendine on altı bin lira piyango çıkmış bir kimsenin birkaç yüz kuruşu ödeyememesi dosta düşmana garip görünecekti.”

    Hüseyin Rahmi Gürpınar

  17. 17
    Eylem

    Bir konunun yetkililerce karara bağlanması.

  18. 18
    Eylem

    Mal olmak.

  19. 19
    Eylem

    Oyunda herhangi bir rolü oynamak.

    Kullanım örneği
    “Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı.”

    Bedri Rahmi Eyüboğlu

  20. 20
    Eylem

    Bir yere ulaşmak, varmak.

    Kullanım örneği
    “Revire çıksam, doktor yine ağrı kesici verip savacak başından.”

    Semih ÖZTÜRK, Önce Dağlar Kar Tutacak, 2018, 65, Varlık Yayınları

  21. 21
    Eylem

    Karaya ayak basmak.

    Kullanım örneği
    “1919 senesi Mayıs'ının on dokuzuncu günü Samsun'a çıktım.”

    Atatürk

  22. 22
    Eylem

    Yayılmak, duyulmak.

    Kullanım örneği
    “Başından beri gazetelerde enstitü hakkında havadisler çıkıyordu.”

    Ahmet Hamdi Tanpınar

  23. 23
    Eylem

    Olmak, bulunmak, var olmak.

    Kullanım örneği
    “Görevli polis cebini boşalttırdı; üzerinden çıkanları bir kâğıda kaydetti: Cüzdan, 15 lira para, yüzük, sigara, çakmak.”

    Ethem Baran, Kırkikindiler Bittiğinde, 2026, 12, İletişim Yayınları

  24. 24
    Eylem

    Bir iddia ile ortalıkta görünmek:

    Kullanım örneği
    “Sen onun karşısına çapkın bir adam gibi çıktın.”

    Peyami Safa

  25. 25
    Eylem

    Koku, ses vb. şeylerin yayılması.

    Kullanım örneği
    “Çaydanlığı içindeki kirecin çözülmesi için sirkeli suda kaynattım. Öyle uzun kaynadı ki çıkan kokudan burnum, genzim yanıyordu.”

    Eylem ATA GÜLEÇ, Yanımda Kal, 2024, 43, Yapı Kredi Yayınları

  26. 26
    Eylem

    Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek.

  27. 27
    Eylem

    Bir şey bulaşmak.

    Kullanım örneği
    “Uçmadan önce yaldızlı tozdan pulları elime çıktı.”

    Füruzan

  28. 28
    Eylem

    Binaya kat eklemek

    Kullanım örneği
    “Küçük oğlu nişanlanınca üçüncü katı çıktı. Şimdi çatısı yapılmamış bina dördüncü katı çıkmasını bekliyor.”

    Ayfer Tunç, Dünya Ağrısı, 2014, 61, Can Sanat Yayınları

  29. 29
    Eylem

    Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak.

  30. 30
    Eylem

    Niteliği sonradan anlaşılmak.

    Kullanım örneği
    “Eyvah, bu da ötekiler gibi soysuz çıktı.”

    Reşat Nuri Güntekin

  31. 31
    Eylem

    Belirmek, tanınmak.

    Kullanım örneği
    “Bir ilçe belediye başkanı hepsinden açıkgöz çıktı.”

    Muzaffer İzgü

  32. 32
    Eylem

    Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak.

    Kullanım örneği
    “Oğlan akıllı çıktı, kimleri bulacağını, kimlerle çalışacağını bildi.”

    Oya Baydar

  33. 33
    Eylem

    Yerinden oynamak.

    Kullanım örneği
    “Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem davulu patlamıştı.”

    Reşat Nuri Güntekin

  34. 34
    Eylem

    Görünür veya belli bir durumda bulunmak.

    Kullanım örneği
    “Cılız vücutları, kemikleri çıkmış yüzleri ve bir asabî hastalığa uğramış gibi parlıyan gözleri ile, ölçüsüz bir neşe içinde kendilerini kaybe­den delikanlıların, ve cemiyetin haksız ve mantıksız bağ­larına, batıl hükümlerine isyanın en iyi şeklini cinsî arzularını başıboş bırakmakta bulduklarını zanneden genç kızların hali sahiden hazindi.”

    Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, 1943, 121, Remzi Kitabevi

  35. 35
    Eylem

    Oluşmak, olmak.

    Kullanım örneği
    “Sabahçı garsonu ocağın içinden , "Hoş geldiniz" diye seslendi, selamlaştılar, çayın çıkmak üzere olduğunu söyledi.”

    Oktay GÜZELOĞLU, Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, 1997, 102, Hiç Yayınları

    Kullanım örneği
    “Fırtına çıkacak diye çok bekledim o yaz.”

    Ahmet BÜKE, İzmir Postası'nın Adamları, 2004, 1, Kanat Yayınları

  36. 36
    Eylem

    Piyasaya sürülmek.

  37. 37
    Eylem

    Bitmek, büyümek, sürmek.

    Kullanım örneği
    “Mayısın ortası olmadan ekinler çıktı.”

    Ümit Kaftancıoğlu

  38. 38
    Eylem

    Emir, talimat vb. verilmek.

    Kullanım örneği
    “Dört gün, dört gece yanına kimse varmayacak diye emir çıktı.”

    İlhan Tarus

  39. 39
    Eylem time

    Ayın veya mevsimin geçmesi

    Kullanım örneği
    “Şubat ayının çıkmasına az vakit kalınca önceki gibi değildi bu sabah.”

    Meliha YILDIRIM, Remil, 2024, 65, Alakarga Sanat Yayınları

  40. 40
    Eylem

    Yeni yetişip satışa sunulmak.

    Kullanım örneği
    “Önce badem ağacı çiçek açtı, sonra çağlalar ağaçları süsledi. Ardından erikler çıktı.”

    Vivet Çavlı

  41. 41
    Eylem

    Yükselmek.

  42. 42
    Eylem

    Sesini yükseltmek.

  43. 43
    Eylem

    Giderilmek, yok olmak.

    Kullanım örneği
    “Gerçekten adamın kolundaki leke çıktı. Çıktı ama, üzerindeki kumaş da eriyip gitti...”

    Muzaffer İzgü

  44. 44
    Eylem

    Bir şeyi unutmak.

    Kullanım örneği
    “sen beyaz bir kadınsın/uzaktaki/gözlerin aklımdan çıkmıyor”

    Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum, 1960, 68, Ataç Kitabevi

  45. 45
    Eylem

    Ay'ın veya Güneş'in görünmesi.

    Kullanım örneği
    “Hava açılmış, ay çıkmıştı.”

    Refik Halit Karay

    Kullanım örneği
    “Güneş seni ısıtmak için çıkıyordu.”

    Yakup Kadri Karaosmanoğlu

  46. 46
    Eylem basın yayın

    Kitap, dergi vb. kaynakların yayımlanması

    Kullanım örneği
    “Yeni çıkmış Fransızca bir iki kitap bulunurdu.”

    Yusuf Ziya Ortaç

  47. 47
    Eylem

    Aktarılmış olmak:

    Kullanım örneği
    “Çok geçmeden haber çıkacağını kadınlık insiyakıyla derhâl sezmişti.”

    Refik Halit Karay

  48. 48
    Eylem

    Gerçek hâle gelmek:

    Kullanım örneği
    “İnsanın her gördüğü rüya çıkmaz ya!”

    Memduh Şevket Esendal

  49. 49
    Eylem

    Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak:

  50. 50
    Eylem

    Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek:

    Kullanım örneği
    “Artık yaşanılır olmaktan çıktı İstanbul. Yaşanılır gibi değil. Daha doğrusu, İstanbul, İstanbul olmaktan çıktı.”

    Demirtaş Ceyhun

  51. 51
    Eylem sosyoloji

    flört etmek

    Kullanım örneği
    “Çıktığı kızları da kıskanmıyordum, çünkü hangi kızla çıkarsa çıksın ben varım diyordum.”

    Ayfer Tunç, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, 2018, 350, Can Sanat Yayınları

  52. 52
    Eylem

    Erişmek, görmek.

    Kullanım örneği
    “Aklı başında ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım.”

    Sait Faik Abasıyanık

  53. 53
    Eylem

    Harcamak zorunda kalmak.

    Kullanım örneği
    “Geçen hafta düğünümüz oldu. Çok paradan çıktım.”

    Aziz Nesin

  54. 54
    Eylem yemek içmekTürkçede yemek içmek

    Özellikle yemeklerin verilmesi, sunulması.

    Kullanım örneği
    “Bir gün akşam yemeğinde tatlı olarak diyet baklava çık­mıştı.”

    Emrah POLAT, Alocu Tilki'nin Serencamı, 2014, 64, İletişim Yayınları

  55. 56
    Eylem

    “Gitmek” anlamında.

    Kullanım örneği
    “Bu arada mahkemeye de çıktım tabii.”

    Mehtap KANDEMİR, Komple Muamele, 2000, 40, Parantez Yayınları

SÖZCÜĞÜN YOLCULUĞU

Köken ve etimoloji

Köken notu, kelimenin bugünkü anlamıyla aynı şey değildir; yalnızca tarihsel izini açıklar.

Köken notu

Osmanlı Türkçesi چیقمق sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *čïk- sözcüğünden devralındı.

DOĞRU YAZIM

Heceleme ve kayıtlı biçimler

Biçimler sözlükte kayıtlı olduğu ölçüde gösterilir; sayfa otomatik ek tahmini üretmez.

Heceleçık · mak2 hece
pluralçıkmışlar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluralçıkmışmışlar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluralçıkmıştılar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluralçıktılar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluralçıktıydılar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

pluralçıktıysalar

Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.

derivedbattıçıktı
derivedzıpçıktı

KELİME BAĞLARI

Deyim, kalıp, birleşik söz ve türevler

Kelimeyi tek başına değil, doğal olarak birlikte kullanıldığı yapılarla öğren.

Türemiş sözler

Deyimler ve kalıplar

Atasözleri

  • Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu

DİLLER ARASI BAĞ

Temel çeviri karşılıkları

Çeviri tek başına bütün anlamları karşılamayabilir; varsa kullanım notunu birlikte oku.

EN
İngilizce

come out

çıkmak

EN
İngilizce

date

flört etmek

EN
İngilizce

exit

çıkmak

EN
İngilizce

go out with

flört etmek

EN
İngilizce

leave

gitmek

DE
Almanca

ausgehen

flört etmek

DE
Almanca

herausgehen

çıkmak

DE
Almanca

hinausgehen

çıkmak

DE
Almanca

rausgehen

çıkmak

DE
Almanca

weggehen

gitmek

FR
Fransızca

partir

çıkmak

FR
Fransızca

sortir

çıkmak

FR
Fransızca

s’en aller

çıkmak

ŞİMDİ SEN KULLAN

Kelimeyi üç adımda pekiştir.

Pasif okumayı bırakıp anlamı kendi cümlende kullan.

  1. 01
    Kendi sözlerinle açıkla

    “çıkmak” kelimesinin ilk anlamını tanımı kopyalamadan bir cümlede anlat.

  2. 02
    Bağlam kur

    Kelimeyi biri günlük, biri ders bağlamında olmak üzere iki ayrı cümlede kullan.

  3. 03
    Kontrol et

    Cümlendeki anlam ile yukarıdaki numaralı anlamlardan hangisinin eşleştiğini belirle.

KISA SORULAR

çıkmak hakkında sık sorulanlar

Yanıtlar yalnızca bu sayfadaki doğrulanmış anlam, biçim ve ilişki kayıtlarından üretilir.

çıkmak ne demek?

İçeriden dışarıya varmak, gitmek.

çıkmak nasıl hecelenir?

çıkmak kelimesi “çık-mak” biçiminde hecelenir.

çıkmak kelimesinin kökeni nedir?

Osmanlı Türkçesi چیقمق sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *čïk- sözcüğünden devralındı.

çıkmak kelimesinin kayıtlı biçimleri nelerdir?

Bu kayıtta çıkmışlar, çıkmışmışlar, çıkmıştılar, çıktılar, çıktıydılar biçimleri yer alır. Biçim notları “Yazım ve çekim” bölümünde gösterilir.

EDİTORYAL ŞEFFAFLIK

Kaynak, lisans ve değişiklik izi

Tanım verisi ile Eğitir’in özgün örnek ve öğretim notları ayrı hak kayıtlarıyla yönetilir.

CC BY-SA değişiklik bildirimi: Kaynak veri bu sayfaya uyarlanırken alanlara ayrılmış, biçimlendirilmiş ve Eğitir’in özgün eğitim katmanından ayrı sunulmuştur. Kaynak, sürüm ve lisans bağlantısı aşağıdaki kayıtta görünür.