ANLAM + BAĞLAM
Anlamları örnekleriyle ayır.
Her numara farklı bir anlam duyusudur. Örnek ve kelime ilişkileri yalnızca bağlı olduğu duyuyla birlikte okunmalıdır.
-
01Eylem
İçeriden dışarıya varmak, gitmek.
Kullanım örneği “Mümtaz, ağabey dediği amcasının oğlu İhsan'ın hastalandığından beri doğru dürüst sokağa çıkmamıştı.”
Ahmet Hamdi TANPINAR, Huzur, 2022, 11, Dergâh Yayınları
-
02Eylem
Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek.
Kullanım örneği “O sene kış ne kadar fazla olmuşsa balık da o nisbette az çıkmıştı.”
Sait Faik Abasıyanık, Stelyanos Hrisopulos Gemisi, Varlık, 61, 1936
-
03Eylem
Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak.
Kullanım örneği “Hoşça kal Zehra'cık, öğretmen çıkarsam, sen bir polise gittiğine pişman olmaz mısın?”
Fahri ERDİNÇ, Acı Lokma, 2006, 130, Yordam Kitap
-
04Eylem
Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek
Kullanım örneği “Üçümüz hafta sonları eve çıkınca o yalnız kalırdı.”
Mehmet EROĞLU, Yarım Kalan Yürüyüş, 2020, 63, İletişim Yayınları
-
05Eylem
Süresi dolduğunda ayrılmak:
-
06Eylem
Yapılmak, yürümek:
-
07Eylem
Yetişecek ölçüde olmak.
Kullanım örneği “Benim yokluğumdan dünyaya/Bir elbise çıkar sanmıştım.”
Didem MADAK, Ah'lar Ağacı, 2015, 16
-
08Eylem
Bir şeyden bir şey eksilmek.
-
09Eylem
Meydana gelmek.
Kullanım örneği “Aldırmadan lafına devam etti. Hastaydı garip, hastalığı da ancak okulda çıkmıştı.”
Burak ÇAKIR, Kulak Misafiri, Notos Öykü, 105, 2025, 125
-
10Eylem
Sıyrılmak, ayrılmak.
Kullanım örneği “Parkın merdivenini inerken, çıplak ayağına giydiği eski mest lastiğinin teki, fırladı, ayağından çıktı.”
Samim Kocagöz
-
11Eylem
Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak.
Kullanım örneği “Osman Seden beni komedi filminde deneyip büyük bir başarı kazanınca bundan hepimiz kârlı çıktık.”
Öztürk Serengil
-
12Eylem
Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek.
Kullanım örneği “Kılmadığın bütün cuma namazları geliyor aklına ve üç kere gitmezsen dinden çıkarsın dedikleri için altıdan sonra saymadıkların, tekmili birden.”
Özgür ÇIRAK, Biz de Yarın Güleriz, 2024, 61, İletişim Yayınları
-
13Eylem
Bir şeyin yukarısına doğru yürümek.
Kullanım örneği “Şehir çukurda olduğu için toplu bir görünüşü yoktur. Onu görebilmek için Yeldeğirmeni tepesine çıkmak lazım.”
Ekmel İZDEM, Dünkü - Bugünkü Akhisar, 1944, 73, Ülkü Basımevi
-
14Eylem
Bir inceleme, bir araştırma sonucu bir şey bulmak.
Kullanım örneği “Orada Sabahattin Eyuboğlu diye bir isme rastladım. Bedri Rahmi Eyuboğlu o yıllarda da yeterince ünlüydü. Demek ki Sabahattin Bey herhalde onun akrabası filan diye düşündüm, araştırdım kim diye. Bedri Rahmi'nin abisi çıktı.”
Cevat Çapan, Sabahattin Eyuboğlu, Sözcükler, 118, 2025, 22
-
15Eylem
Yetkili birinin makamına iş için gitmek:
Kullanım örneği “Hazırladığı raporları yırtmış ve Ali Rıza Paşa’nın makamına çıkarak duyduklarını şifahen nakletmişti.”
Ayşe Kulin
-
16Eylem
Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak.
Kullanım örneği “Kendine on altı bin lira piyango çıkmış bir kimsenin birkaç yüz kuruşu ödeyememesi dosta düşmana garip görünecekti.”
Hüseyin Rahmi Gürpınar
-
17Eylem
Bir konunun yetkililerce karara bağlanması.
-
18Eylem
Mal olmak.
-
19Eylem
Oyunda herhangi bir rolü oynamak.
Kullanım örneği “Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı.”
Bedri Rahmi Eyüboğlu
-
20Eylem
Bir yere ulaşmak, varmak.
Kullanım örneği “Revire çıksam, doktor yine ağrı kesici verip savacak başından.”
Semih ÖZTÜRK, Önce Dağlar Kar Tutacak, 2018, 65, Varlık Yayınları
-
21Eylem
Karaya ayak basmak.
Kullanım örneği “1919 senesi Mayıs'ının on dokuzuncu günü Samsun'a çıktım.”
Atatürk
-
22Eylem
Yayılmak, duyulmak.
Kullanım örneği “Başından beri gazetelerde enstitü hakkında havadisler çıkıyordu.”
Ahmet Hamdi Tanpınar
-
23Eylem
Olmak, bulunmak, var olmak.
Kullanım örneği “Görevli polis cebini boşalttırdı; üzerinden çıkanları bir kâğıda kaydetti: Cüzdan, 15 lira para, yüzük, sigara, çakmak.”
Ethem Baran, Kırkikindiler Bittiğinde, 2026, 12, İletişim Yayınları
-
24Eylem
Bir iddia ile ortalıkta görünmek:
Kullanım örneği “Sen onun karşısına çapkın bir adam gibi çıktın.”
Peyami Safa
-
25Eylem
Koku, ses vb. şeylerin yayılması.
Kullanım örneği “Çaydanlığı içindeki kirecin çözülmesi için sirkeli suda kaynattım. Öyle uzun kaynadı ki çıkan kokudan burnum, genzim yanıyordu.”
Eylem ATA GÜLEÇ, Yanımda Kal, 2024, 43, Yapı Kredi Yayınları
-
26Eylem
Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek.
-
27Eylem
Bir şey bulaşmak.
Kullanım örneği “Uçmadan önce yaldızlı tozdan pulları elime çıktı.”
Füruzan
-
28Eylem
Binaya kat eklemek
Kullanım örneği “Küçük oğlu nişanlanınca üçüncü katı çıktı. Şimdi çatısı yapılmamış bina dördüncü katı çıkmasını bekliyor.”
Ayfer Tunç, Dünya Ağrısı, 2014, 61, Can Sanat Yayınları
-
29Eylem
Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak.
-
30Eylem
Niteliği sonradan anlaşılmak.
Kullanım örneği “Eyvah, bu da ötekiler gibi soysuz çıktı.”
Reşat Nuri Güntekin
-
31Eylem
Belirmek, tanınmak.
Kullanım örneği “Bir ilçe belediye başkanı hepsinden açıkgöz çıktı.”
Muzaffer İzgü
-
32Eylem
Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak.
Kullanım örneği “Oğlan akıllı çıktı, kimleri bulacağını, kimlerle çalışacağını bildi.”
Oya Baydar
-
33Eylem
Yerinden oynamak.
Kullanım örneği “Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem davulu patlamıştı.”
Reşat Nuri Güntekin
-
34Eylem
Görünür veya belli bir durumda bulunmak.
Kullanım örneği “Cılız vücutları, kemikleri çıkmış yüzleri ve bir asabî hastalığa uğramış gibi parlıyan gözleri ile, ölçüsüz bir neşe içinde kendilerini kaybeden delikanlıların, ve cemiyetin haksız ve mantıksız bağlarına, batıl hükümlerine isyanın en iyi şeklini cinsî arzularını başıboş bırakmakta bulduklarını zanneden genç kızların hali sahiden hazindi.”
Sabahattin Ali, Kürk Mantolu Madonna, 1943, 121, Remzi Kitabevi
-
35Eylem
Oluşmak, olmak.
Kullanım örneği “Sabahçı garsonu ocağın içinden , "Hoş geldiniz" diye seslendi, selamlaştılar, çayın çıkmak üzere olduğunu söyledi.”
Oktay GÜZELOĞLU, Beyoğlu'nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz, 1997, 102, Hiç Yayınları
Kullanım örneği “Fırtına çıkacak diye çok bekledim o yaz.”
Ahmet BÜKE, İzmir Postası'nın Adamları, 2004, 1, Kanat Yayınları
-
36Eylem
Piyasaya sürülmek.
-
37Eylem
Bitmek, büyümek, sürmek.
Kullanım örneği “Mayısın ortası olmadan ekinler çıktı.”
Ümit Kaftancıoğlu
-
38Eylem
Emir, talimat vb. verilmek.
Kullanım örneği “Dört gün, dört gece yanına kimse varmayacak diye emir çıktı.”
İlhan Tarus
-
39Eylem time
Ayın veya mevsimin geçmesi
Kullanım örneği “Şubat ayının çıkmasına az vakit kalınca önceki gibi değildi bu sabah.”
Meliha YILDIRIM, Remil, 2024, 65, Alakarga Sanat Yayınları
-
40Eylem
Yeni yetişip satışa sunulmak.
Kullanım örneği “Önce badem ağacı çiçek açtı, sonra çağlalar ağaçları süsledi. Ardından erikler çıktı.”
Vivet Çavlı
-
41Eylem
Yükselmek.
-
42Eylem
Sesini yükseltmek.
-
43Eylem
Giderilmek, yok olmak.
Kullanım örneği “Gerçekten adamın kolundaki leke çıktı. Çıktı ama, üzerindeki kumaş da eriyip gitti...”
Muzaffer İzgü
-
44Eylem
Bir şeyi unutmak.
Kullanım örneği “sen beyaz bir kadınsın/uzaktaki/gözlerin aklımdan çıkmıyor”
Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum, 1960, 68, Ataç Kitabevi
-
45Eylem
Ay'ın veya Güneş'in görünmesi.
Kullanım örneği “Hava açılmış, ay çıkmıştı.”
Refik Halit Karay
Kullanım örneği “Güneş seni ısıtmak için çıkıyordu.”
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
-
46Eylem basın yayın
Kitap, dergi vb. kaynakların yayımlanması
Kullanım örneği “Yeni çıkmış Fransızca bir iki kitap bulunurdu.”
Yusuf Ziya Ortaç
-
47Eylem
Aktarılmış olmak:
Kullanım örneği “Çok geçmeden haber çıkacağını kadınlık insiyakıyla derhâl sezmişti.”
Refik Halit Karay
-
48Eylem
Gerçek hâle gelmek:
Kullanım örneği “İnsanın her gördüğü rüya çıkmaz ya!”
Memduh Şevket Esendal
-
49Eylem
Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak:
-
50Eylem
Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek:
Kullanım örneği “Artık yaşanılır olmaktan çıktı İstanbul. Yaşanılır gibi değil. Daha doğrusu, İstanbul, İstanbul olmaktan çıktı.”
Demirtaş Ceyhun
-
51Eylem sosyoloji
flört etmek
Kullanım örneği “Çıktığı kızları da kıskanmıyordum, çünkü hangi kızla çıkarsa çıksın ben varım diyordum.”
Ayfer Tunç, Âşıklar Delidir ya da Yazı Tura, 2018, 350, Can Sanat Yayınları
-
52Eylem
Erişmek, görmek.
Kullanım örneği “Aklı başında ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım.”
Sait Faik Abasıyanık
-
53Eylem
Harcamak zorunda kalmak.
Kullanım örneği “Geçen hafta düğünümüz oldu. Çok paradan çıktım.”
Aziz Nesin
-
54Eylem yemek içmekTürkçede yemek içmek
Özellikle yemeklerin verilmesi, sunulması.
Kullanım örneği “Bir gün akşam yemeğinde tatlı olarak diyet baklava çıkmıştı.”
Emrah POLAT, Alocu Tilki'nin Serencamı, 2014, 64, İletişim Yayınları
-
56Eylem
“Gitmek” anlamında.
Kullanım örneği “Bu arada mahkemeye de çıktım tabii.”
Mehtap KANDEMİR, Komple Muamele, 2000, 40, Parantez Yayınları
SÖZCÜĞÜN YOLCULUĞU
Köken ve etimoloji
Köken notu, kelimenin bugünkü anlamıyla aynı şey değildir; yalnızca tarihsel izini açıklar.
Osmanlı Türkçesi چیقمق sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *čïk- sözcüğünden devralındı.
DOĞRU YAZIM
Heceleme ve kayıtlı biçimler
Biçimler sözlükte kayıtlı olduğu ölçüde gösterilir; sayfa otomatik ek tahmini üretmez.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
Vikisözlük çekim verisindeki çoğul biçim.
KELİME BAĞLARI
Deyim, kalıp, birleşik söz ve türevler
Kelimeyi tek başına değil, doğal olarak birlikte kullanıldığı yapılarla öğren.
Türemiş sözler
Deyimler ve kalıplar
- bata çıka
- cıcığı çıkmak
- çıkmadık canda umut var
- çileden çıkmak
- çizmeden yukarı çıkmak
- düzlüğe çıkmak
- sütten çıkmış ak kaşık
- başına çıkmak
- dalıp çıkmak
- dediğinden çıkmak
- göbeği çıkmak
- ortaya çıkmak
- tatile çıkmak
Atasözleri
- Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu
DİLLER ARASI BAĞ
Temel çeviri karşılıkları
Çeviri tek başına bütün anlamları karşılamayabilir; varsa kullanım notunu birlikte oku.
come out
çıkmak
date
flört etmek
exit
çıkmak
go out with
flört etmek
leave
gitmek
ausgehen
flört etmek
herausgehen
çıkmak
hinausgehen
çıkmak
rausgehen
çıkmak
weggehen
gitmek
partir
çıkmak
sortir
çıkmak
s’en aller
çıkmak
ŞİMDİ SEN KULLAN
Kelimeyi üç adımda pekiştir.
Pasif okumayı bırakıp anlamı kendi cümlende kullan.
- 01Kendi sözlerinle açıkla
“çıkmak” kelimesinin ilk anlamını tanımı kopyalamadan bir cümlede anlat.
- 02Bağlam kur
Kelimeyi biri günlük, biri ders bağlamında olmak üzere iki ayrı cümlede kullan.
- 03Kontrol et
Cümlendeki anlam ile yukarıdaki numaralı anlamlardan hangisinin eşleştiğini belirle.
KISA SORULAR
çıkmak hakkında sık sorulanlar
Yanıtlar yalnızca bu sayfadaki doğrulanmış anlam, biçim ve ilişki kayıtlarından üretilir.
çıkmak ne demek?
İçeriden dışarıya varmak, gitmek.
çıkmak nasıl hecelenir?
çıkmak kelimesi “çık-mak” biçiminde hecelenir.
çıkmak kelimesinin kökeni nedir?
Osmanlı Türkçesi چیقمق sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *čïk- sözcüğünden devralındı.
çıkmak kelimesinin kayıtlı biçimleri nelerdir?
Bu kayıtta çıkmışlar, çıkmışmışlar, çıkmıştılar, çıktılar, çıktıydılar biçimleri yer alır. Biçim notları “Yazım ve çekim” bölümünde gösterilir.
EDİTORYAL ŞEFFAFLIK
Kaynak, lisans ve değişiklik izi
Tanım verisi ile Eğitir’in özgün örnek ve öğretim notları ayrı hak kayıtlarıyla yönetilir.
CC BY-SA değişiklik bildirimi: Kaynak veri bu sayfaya uyarlanırken alanlara ayrılmış, biçimlendirilmiş ve Eğitir’in özgün eğitim katmanından ayrı sunulmuştur. Kaynak, sürüm ve lisans bağlantısı aşağıdaki kayıtta görünür.
Türkçe Vikisözlük katılımcıları — Kaikki.org/Wiktextract ile yapılandırıldı; Eğitir alan eşleme ve filtre değişiklikleri uyguladı — CC BY-SA 4.0
- Revizyon
- trwiktionary-20260804-wiktextract-20260828